Welcome to the IBN ARABI  web site.

Do you know Ibn Arabi ? If you don't, you can meet him through this site. If you know him, and in addition if you also appreciate him, we can anticipate how  lucky you are.                                                    

The reasons for establishment of this web-site are:                      

*To introduce Ibn Arabi and his ideas,
*To build a bridge between his lovers and interpreters,
*To introduce his works published either in Turkey or abroad,
*To facilitate the delivery of the documents and informations regarding Ibn Arabi,   
*To converse in order to understand his ideas much better.

These are the main points which first comes back to our memories.

This site is all of us.
We thank you this very moment and appreciate to receive your documents, books and your valuable suggestions regarding the formation of this site by observing that God's will.
Let's form our web-site all together. Being the ones who admires Ibn Arabi, please provide your assistance and suggestions.

Our contact e-mail adress:  ytuncay_2000@yahoo.com

P.S.(Important): Our site has been established on 30.January. 2000.
                Everyday it developes and gets better.
                You can visit our site everytime for seing the changes.
         
                       



Ibn Arabi'yi taniyor musunuz?
Tanimiyorsaniz bu site araciligiyla tanisabilirsiniz.
Taniyorsaniz, üstelik onu degerlendirebilenlerdenseniz ne kadar bahtiyar oldugunuzu tahmin edebiliyoruz.

Bu sitenin kurulus  amaçlari,

*Ibn Arabi'yi ve fikirlerini tanitmak,
*Sevenleri arasinda köprü kurabilmek,
*Gerek yurt içinde gerekse yurt disinda yayinlanmis eserlerini tanitmak,
*Ibn Arabi'ye iliskin dökümantasyon ve bilgilere kolay ulasimi saglamak,
*Fikirlerini daha iyi anlayabilmek için görüs alis verisinde bulunmak ...
 ilk aklimiza gelenler.

En büyük seyh olarak bilinen Ibn Arabi'yi layikiyla degerlendirenler bu sitenin olusturulmasinda hiçbir ticari kaygi ve gaye olmadigini gayet iyi biliyorlar.

Bu site hepimizin. Sitemizin olusmasinda Allah Rizasini gözeterek, bize ulastiracaginiz önerileriniz ve dökümanlariniz için simdiden tesekkür ediyoruz.
Sitemizi gelin hep birlikte olusturalim. Ibn Arabi'yi sevenler olarak sitenize katki ve önerilerinizi bizden esirgemeyin.
 
Irtibat e.mail adresimiz : ytuncay_2000@yahoo.com
                                
                                                        

Ibn Arabi Dernegi Yöneticileri ve Batili ilim Adamlari ile…

Bati’da Ibn Arabi Sevgisi

Avrupa ülkelerinde tasavvufa karsi büyük bir ilgi var. Çesitli dernek ve kuruluslar gerek irsad gerekse fikri faaliyetlerde bulunuyorlar. Bunlardan birisi de Ibn Arabi Society (dernegi). Sözkonusu dernek Ibn Arabi’nin eserlerinin Avrupa dillerine çevrilmesi ve onun görüslerinin büyük kitlelere ulasmasi için faaliyet gösteriyor. 5-6 Nisan tarihlerinde, Oxford kentinde (Ingiltere) "Ibn Arabi’nin düsüncesinde Hamd" konulu bir konferans düzenlediler. Burada tanismis oldugumuz dernek baskanindan "Ibn Arabi Dernegi"ni bize tanitmalarini istedik.
Dernegi, faaliyetlerini ve kurulus gayesini simdi dernek baskanindan dinleyelim.
— Efendim, bize kendinizi kisaca tanitir misiniz?
— Ismim Mr. Granvil Collins, Muhyiddin Ibn Arabi Dernegi’nin baskaniyim.
— Derneginizin kurulmasi nasil oldu?
— Esasinda dernegimizin kurulusu bir ihtiyacin sonucu oldu. Ingiltere’de Ibn Arabi’nin eserlerinden tercüme edilmis olanlarini okumaya ve anlamaya çalisan bir grup insan vardi. Ve bunlar Ibn Arabi hakkinda daha fazla seyler ögrenmek istiyorlardi. Ne var ki önlerinde dil baraji vardi. Bu amaçla Seyh’in kitablarina daha kolay ulasmak isteyen arkadaslarimiz ihtiyaca binaen bu dernegi 1977 yilinda kurdu.
— Ne tür faaliyetler yapiyorsunuz?
— Yapmakta oldugumuz faaliyetler su sekilde; yilda birkez Oxford’da "Ibn Arabi Sempozyumu" düzenliyoruz. Dünyanin birçok yerlerinden insanlar gelip Ibn Arabi’nin çesitli yönleri üzerinde degisik konusmalar yaparlar. Her yil degisik bir konu islenir. Meselâ bu yilin konusu "Hamd"dir. Ayrica her yil Amerika’da San Francisco kentinde de Ibn Arabi üzerine bir sempozyum düzenlenmektedir. Amerika’daki bu subemizin yaninda su anda dernegimiz Ispanya’da da bir sube açmak üzeredir. Ispanya’da da Ibn Arabi’nin eserlerine karsi büyük bir ilgi vardir. Bilindigi üzere Ibn Arabi Ispanya’da dogmustur ve Ispanyollar su anda kültürlerinin derinliklerini arastirmaya baslamislardir.
— Ibn Arabi (hz.)nin düsüncesinde sizi cezbeden nedir?
— Ibn Arabi’nin düsüncesi milliyetçi bir düsünce olmayip son derece evrenseldir. Onun Arapla, Türkle, Avrupayla kisaca herhangi bir milliyetle özel bir iliskisi yoktur. O evrensel bir düsünce sistemi kuran en büyük düsünürlerden biridir. Onun eserleri bütün detaylari ile bizim ne oldugumuz, nereden gelip nereye gittigimiz gibi evrensel sorulara cevap vermektedir. Insanin insanla, Rabbiyle ve evren ile ilgisini açiklamaktadir.
— O zaman Ibn Arabi (hz.)nin eserleri özel durumlardaki özel sorunlardan ziyade evrensel sorunlara cevap vermektedir diyebilir miyiz?
— Evet o evrensel sorunlara cevap vermektedir ve isin ilginç yani onun söylediklerinin tümü Kur’an’dan ve Sünnet’ten temellenmekte olup kendine ait muglak fikirler degildir.
— Derneginizin üyelerinin konumu, milliyetleri ve amaçlari hakkinda bizi aydinlatir misiniz?
— 45 ülkeden üyelerimiz olup, bunlardan bazilari akademisyen, bazilari da Ibn Arabi’ye sevgi besleyen kisilerdir. Bu üyelerimiz, degisik millet, irk ve dinlerden gelmektedir. Bu sebeble dernegimizin herhangi kisitlayici bir sarti olmayip Ibn Arabi’ye ilgi duyan herkes üyemiz olabilir.
— Ibn Arabi kütüphanenizin oldugunu biliyoruz, kütüphane hakkinda bilgi verebilir misiniz?
— Bilindigi üzere, yeryüzünde, Ibn Arabi’nin kitaplarini ihtiva eden en zengin kütüphane Süleymaniye Kütüphanesi’dir. Orada her türlü eserini bulmak mümkün. Biz bu eserlerin mikrofilmini aliyoruz. Ayrica Ingilizce, Almanca ve Fransizca olmak üzere onun eserleri ile ilgili gerek terceme ve gerekse de arastirmalari yayinliyoruz. Bazen de dostumuz olan bazi kütüphaneciler bazi eserlerin fotokopilerini bize gonderiyor. Su anda bir kütüphaneci atamis olup, kisa zamanda kütüphanemizi daha da zenginlestirmeyi planliyoruz.
— Derneginizin yayinladigi dergi ile ilgili bilgi alabilir miyiz?
— Dernegimizin yilda iki kez çikan bir dergisi de vardir. Burada Ibn Arabi ile ilgili ilmi makale ve kitab baskilari vardir. Baskisi yapilan kitaplari dernegimizden temin etmek de mümkündür. Ayrica internette dernegimizin faaliyetlerini bildiren bir sayfamiz vardir bu ingilizce olup yakinda ispanyolca da olacaktir.
— Ibn Arabi (hz.) ile ilgili kurs düzenliyor musunuz?
— Hayir bu konuda kurslarimiz yoktur. Yalniz Iskoçya’da Beshara Okulu adinda Ibn Arabi’nin eserlerini okutan bir okul bulunmaktadir, üyelerimizin bu okulla bir ilgisi olabilir ama biz dernek olarak bagimsisiz.
— Baska eklemek istediginiz bir sey var mi?
Herseyden önce sempozyumumuza katildiginiz için size tesekkür eder, Türk okurlara selamlarimi sunarim.
— Biz de verdiginiz bilgiler için tesekkür eder faaliyetlerinizde basarilar dileriz.

PROF. GRILL’IN GÖRÜSLERI

Dernek baskaniyla yaptigimiz bu mülakat haricinde sempozyuma degisik ülkelerden katilan konusmacilara da genelde tasavvuf ve özelde Ibn Arabi hakkinda fikirlerini sorduk. Bunlardan birincisi, S. Arabistan, Suriye, Cezayir ve Misir gibi ülkelerde arastirmalarda bulunan ve su anda Fransa’da Provence Universitesi’nde ögretim üyeligi yapan Prof. Denis Grill.
— Sizce Ibn Arabi (hz.) Avrupa kültürüne nasil bir mesaj vermektedir ki kendisi bu tür bir teveccühe mazhar olmustur?
— Aslinda Ibn Arabi’ye gösterilen bu büyük ilgiyi ben de merak etmiyor degilim. Bence bunun sebebi Ibn Arabi’nin eserlerinde baska müslüman yazarlarda bulunmayan birçok orijinal fikirler var. Celaleddin Rumi de bu özellige sahip oldugu için o da Bati’da çok meshurdu. Ibn Arabi’nin bence diger önemli bir tarafi da o baska dinleri veya felsefeleri incelerken önce onlarin müspet taraflarini ortaya koymus, daha sonra elestirilebilecek yonlerini göstermistir, yani olaylara pozitif (müspet) bir yaklasim göstermistir. Meselâ o bir hatayi gösterirken bile bu hatada gerçek payi ne olabilir diye düsünmüstür, daha açik bir örnekle siilik hakkinda konusurken bir yönden peygamber ve ailesine karsi duyulan sevgi sebebi ile onlari takdir etmis, daha sonra da sahabeye karsi besledikleri nefretten dolayi onlari elestirmistir. Onun bu yönü diger inanç sahiplerini cesaretlendirmis ve onu evrensellestirmistir.
— Ibn Arabi (hz.)nin düsüncelerini onun islâmî kimliginden ayirarak ele almak ve bu sekilde bu fikirlerden istifade etmek sizce mümkün mü?
— Entellektüel seviyede bu bence mümkündür. Nasil ki bir müslüman baska dinlere ait kitablari okuyup onlardan istifade edebiliyorsa ayni durum gayr-i müslimler için de geçerlidir. Ancak onun fikirlerini Islamsiz bir tasavvuf anlayisi olarak anlamak istersek bence bu mümkün degildir ve Ibn Arabi de buna herhalde razi olmazdi. Bu açik bir meseledir. Zira Ibn Arabi son derece müteserri bir insandir.
— Son soru olarak batiyi en çok etkileyen Islam ilmi sizce nedir?
— Süphesiz ki bu sorunun cevabi çok açiktir. Bati dünyasinda ençok etki gösteren islâmî saha tasavvuftur, bu da tasavvufun hosgörülü ve evrensel olmasina baglidir.

MICHEL CHODKIEWICH’LE GÖRÜSME

Ikinci olarak Fransiz Ecole des Hautes Etudes en Sciences Sociales arastirmalar merkezinde direktörlük yapmis (su anda emekli olmustur) ve Ibn Arabi hakkinda çesitli kitaplar yayinlamis olan Michel Chodkiewich’le gorüstük. Chodkiewich’in sorularimiza verdigi cevaplar soyle:
— Sizce Ibn Arabi (hz.) Islâm dünyasinda ve Avrupa’da ne derecede etkilidir?
— Ben 1973 yilinda Cin’e gitmistim, bu yillar Cin’de devrim yillariydi. Pekin’de 17. yy’dan kalma eski bir cami açikti. Caminin kütüphanesine girdigimde gözüme çarpan ilk kitab Ibn Arabi’nin al-Futuhat al-Makkiyya adli eserinin 4 ciltlik Misir Bulak baskisi oldu. Bunun sebebi bence Ibn Arabi’nin dinin ve düsünce tarihinin bütün sorunlariyla ilgilenmis olmasindandir ki bunlar ilâhi ask, ruhi ilimlerin tümü, teolojik, metafizik vb. Onun eserleri sanki Nuh aleyhisselam’in gemisi gibidir. Hemen hemen her soruna onun eserlerinden bir cevap bulunabilir.
— Sizce Avrupa’da en etkin islâmî ilim nedir?
— Bence bu tasavvuftur. Ne var ki fikih, tefsir ve hadis ilimlerini anlamadan tasavvufu anlamak mümkün degildir. Ibn Arabi bütün bu ilimlerde son derece derin bir ilme sahipti. O uzun yillar hadis ilmi tahsil etmis, fikih sorunlari ile ilgili yüzlerce sayfa kitab yazmistir. Futuhat al-Makkiyya adli eserinde ibadetlerle alakali uzun bolümler vardir. Bu sebeple bütün bu islâmî ilimleri bilmeden Ibn Arabi’yi anlamak mümkün degildir. Zira onun sözleri çogu zaman ya bir ayete veya bir hadise isaret etmektedir. Aksi halde onun isaret ettigi birçok hakikat gozden kaçar, ben "An Ocean without Shore" (Sahili olmayan Umman) kitabimda bu konu üzerinde önemle durdum.
— Ibn Arabi (hz.)nin felsefeyle sizce ilgisi nedir?
— O kesinlikle bir filozof degildir, tabii olarak zamaninin felsefe terminolojisini kullanmis, ayrica kelam, hadis ve Kur’ânî terimleri kullanmaktan da geri kalmamistir.
— Son olarak Islâm’in Avrupa’daki durumu hakkinda ne dersiniz?
— Bazen basinda bütün Avrupa’nin Islâm’a kostugu gibi haberlere rastlanmaktadir, bence bu haberler biraz abarti, biraz da beklenti ürünüdür. Islâm’a ve diger dinlere ilgi duyanlarin bir çogunu ben "manevi yol turistleri" (Spiritual Tourists) olarak isimlendiriyorum. Zira bu kimseler biraz o dinden biraz bu dinden alip bir çorba yapiyorlar, bunlari pek ciddiye almamak lazim. Bence gerçek Avrupa müslümanlari, Islâm’in icaplarini yerine getiren ve islâmî terbiyeyi çocuklarina geçirebilen kimselerdir.
— Verdiginiz bilgiler için çok tesekkür ediyorum.

PROF. OLSSON’LA GÖRÜSME

Son mülakatimiz; Prof. Tord Olsson, Lund Universitesi’nde (Isveç) Dinler Tarihi bolümünde hocalik yapmaktadir. Kendisi Türkiye’de de bulunmus olup Türkiye’deki tasavvufi hareketleri de yakindan bilmektedir. Sorularimiza verdigi cevaplar soyle:
— Sizce Ibn Arabi (hz.)nin Avrupa’da bu derecede ilgi görmesinin sebebi nedir?
— Bence bunun en önemli sebebi onun eserlerinin universal bir yapiya sahip olmasi ve Avrupa ilim adamlarinin da evrensel düsünce sistemlerine özel bir alâka duymalarindandir. Ikinci sebeb onun entellektüelligidir. Onun eserleri entellektüel açidan çok gelismis zengin bir yapiya sahiptir. Ibn Arabi bu zengin düsünce sistemini açiklarken felsefeyi de bir alet olarak kullanmistir. Onun düsünce sistemi geçirmis oldugu derin dini tecrübenin ve zevkin kaleme dokülmüs seklidir. Zamaninin felsefi, psikolojik ve astronomik terminolojisini mükemmel bir üslübla kullanmasi da Avrupa ilim adamlarinin dikkatini çekmistir.

Diger önemli bir husus da onun bir tarikat kurmamis olmasidir. Zira bu durumda görüsleri sadece onun yolunu takip edenleri ilgilendirirdi. Tarikat kurmamasi sebebiyle görüsleri bütün grublar tarafindan genelde kabul görmüstür. Zira tarîkat Islâm’in daha derin bir sekilde yasanmasi olup, bu ise, Avrupa ilim adamlari için uygulamasi zor gelen bir durum teskil eder ve kafalarda Avrupa’nin Islâm’a karsi tarihsel olarak besledigi önyargilari hatirlatirdi. (Bu önyargilar Islâm’in orta çaga ait bir din olmasi, savasçi bir din olmasi gibi hususlardir).
— Ibn Arabi (hz.)nin islâmî kimligini bir tarafa birakarak onun eserlerinden istifade etmek sizce ne derece mümkündür?
— Bu aslinda su anda Avrupa’lilarin yapmakta oldugu birseydir. Binaenaleyh fiilen söylediginiz durum gerçeklesmistir, bildiginiz üzere Ibn Arabi Dernegi’nin üyelerinin bir çogu da müslüman degildir.
Ibn Arabi’nin zengin düsünce yapisi bence bu durumu mümkün kilmaktadir.
— Sizce Ibn Arabi (hz.) bu duruma, yasasaydi razi olur muydu?
— Her ne kadar eserlerinde bu durumu hakli çikaracak sözler bulunmaktaysa da bu soruyu cevaplamak herhalde imkansiz. Yine de "ne olursan gel" çagrisinda bulunan, Celaleddin Rumi gibi onun düsünce sistemi de evrenseldir.
— Sizce Tasavvufun Avrupa’da etkili olmasinin sebepleri nelerdir?
— Daha önce de bahsettigimiz üzere tasavvufun evrensel hikmetler tasimasi yaninda diger önemli bir olay da büyük sufilerin hemen büyük çogunlugunun ayrica birer büyük sair olmalaridir. Tasavvufun bu edebi gücü ve zenginligi de batidaki entellektüel beyinleri cezbetmis, o kadar ki, neredeyse tasavvuf ve tasavvuf edebiyati özdeslestirilmistir. Bu edebi zenginlik Islâm’in estetik cephesini ön plana çikarmis olup, insanlara agir gelen dinin rituellerini arka planda birakmistir. Ayrica batili beyinlere acaib gelen sufi menkibeleri de bu meyanda etkili olmustur.
Efendim verdiginiz bilgilerden dolayi tesekkür ederim.

Konusan : Süleyman DERIN
(Altinoluk Dergisi'nden)